— 15 Şubat 2023, sabah 07:42. Marketin yolunda arabamda oturuyorum, sanırım beşinci kere ateşleyeceğim motoru ama hâlâ gidemiyoruz. Önümdeki kamyonun plakası AB12 3CD, yani 5 yıl önceki model, koca gövdesi trafiğin akciğerini tıkamış. Bak sana soruyum: burası Aberdeen mi, yoksa benzinle beslenen bir canavar mı?

O sırada yanımdaki Mehmet — tamirci dostum, 12 yıldır Union Street’in aşağısındaki dükkânda çalışır — elinde termosla çıkageldi. “Bugün 45 dakikalık yolu 1.5 saatte alıyoruz, abi” dedi, termostan bana da kahve uzattı. “Geçen sene Union Terrace’ta inşaat başlamadan önce buradan 20 dakikada geçilirdi. Şimdiyse — bak, o ışıklar ne zaman yeşile geçecek, kim bilir?”

İşte bu yüzden buradayız. Bu kenti seven ya da nefret eden herkesin aklındaki aynı soruyu cevaplamak için: Aberdeen’in trafiği neden bu kadar berbatsı — ve daha da önemlisi, konuya el atmak isteyenler için neler yapılabilir bakacağız. Aberdeen traffic and travel updates‘ı takip edenler bilir, sabahın köründe trafiğe takılıp da ofise koşturan bizler için bu bir lüks değil, gerçek bir yaşam tarzı. Gerçeklerse… neyse, o konulara birazdan gireceğiz.

Aberdeen'in trafik cehennemi: Şehrin damarlarında neler tıkıyor?

Aberdeen’in trafik cehennemi diye tarif ettiğimiz bu durumun arkasında neler olduğunu gerçekten konuşmamız lazım. Bence şehirdeki trafik tıkanıklıklarını sadece ‘çok araba var’ diye geçiştirmek olmaz — hele ki Aberdeen traffic and travel updates sayfasını her sabah inceleyen biri olarak, bu işin altında yatan gerçek sorunların ne kadar karmaşık olduğunu görüyorum. Geçen Ekim ayında, sabah 8’de Holburn Junction’a giderken 1.2 kilometrelik bir kuyrukta 45 dakika bekledim — ve bu kuyruğun içinde sadece 3 tane yolcu otobüsü vardı! Yani, sadece araba sayısı değil, sistemin tasarımı da suçlu.

Bakın, ben de eskiden ‘Aberdeen’de trafik var mı?’ diye dalga geçerdim — ta ki bir yıl öncesine kadar. O zamanlar Foresterhill’e rutin kontrolüme gidiyordum, ama artık oraya gitmek için saat 6.30’da yola çıkmam gerekiyor. Aberdeen breaking news today sitesinde yayınlanan bir habere göre, sabah 7-9 arası giriş yollarındaki trafik yoğunluğu %18 arttı — ve bu sadece araba sayısından değil, alt yapının eskiliğinden de kaynaklanıyor. Yolların 1970’lerden kalma olduğunu düşünürsek, bu artış hiç de şaşırtıcı değil.

Trafik sıkışıklığının en büyük 3 suçlusu

  • Şehir içi yolların tasarımı: 1970’lerde yapılan yollar, o dönemdeki araç yoğunluğu için planlanmış — şimdi 3 kat fazla araç dolaşıyor.
  • Toplu taşımanın yetersizliği: Otobüsler tıkalı yolda sıkışırken, yolcuları da trafiğe ekliyor.
  • 💡 İnşaat çalışmaları: Sürekli devam eden yolların kazılması ve onarımı, zaten dar olan yolları iyice daraltıyor.

Geçen ay, tanıdığım bir taksi şoförü olan Cemal bana ‘Artık yolculuk süresi yerine, kaç tane kuyruk olduğunu sayıyorum’ dedi. Emin olun, gülünecek bir durum değil — çünkü bu sadece zaman kaybı değil, aynı zamanda şehirdeki yaşam kalitesini de düşürüyor. Bakınız, dün akşam Union Street’teki bir kaza nedeniyle trafik 2 saat boyunca tıkandı — ve bu sadece bir kaza değil, sistemin ne kadar kırılgan olduğunu gösteren bir vaka.

Sabah Pik Saati (7-9)Ortalama Trafik Süresi (2023)Ortalama Trafik Süresi (2024)
Holburn Junction22 dakika38 dakika
King Street (Batıya)15 dakika27 dakika
Aberdeen South Ring Road12 dakika22 dakika

Bu tabloyu gördüğünüzde, acaba hangi yolun ne kadar ‘ölü’ olduğunu anlıyorsunuz — ve bu sadece iki yıl içinde yaşanan değişiklik. Yani, trafik sorunu sadece bugün var olan bir şey değil; gelecekte de büyüyecek gibi duruyor. Bana kalırsa, yerel yönetimin bu verileri ciddiye alması gerekiyor — aksi takdirde, gelecek yıl bu tablonun daha da kötüleşeceğinden eminim.

💡 Pro Tip: Sabah trafiğine takılmamak için, yolculuğunuzun %30’unu bisikletle veya yürüyerek geçirin. Hem stres atmış olursunuz, hem de trafik yoğunluğuna katkınızı azaltırsınız. — Ahmet, Seyahat Danışmanı (2023)

Yine de, trafiğin sadece şehirdeki yolların tasarımından kaynaklandığını düşünmek de haksızlık olur. Bakın, ben de herkes gibi, evden çıkarken ‘birkaç dakika geç kalırım’ diye bekliyorum — ama sonrasında 1.5 saatlik bir kuyruğun içinde buluyorum kendimi. Bakkal alışverişi için bile gidilen Market Street’teki trafik, sanki bir Formula 1 pisti gibi. 2019 yılında yapılan bir araştırmaya göre —evet, beş yıl önce— Aberdeen’in trafik yoğunluğu ülke genelinde %12 artış göstermişti. Şimdi, bu rakamın ne kadar arttığını düşünmek bile istemiyorum.

Yani, sonuç olarak şunu söyleyebilirim: Aberdeen’in trafik cehennemi sadece araba sayısından kaynaklanmıyor — sistemin kendisi de bir o kadar suçlu. Yolcu sayısının artması, toplu taşımanın yetersizliği, yolların eskiliği — hepsi bir şekilde birbirine bağlı. Aberdeen traffic and travel updates sayfasını her gün takip etsem de, trafik sorunlarının kökenine inmenin hiç de kolay olmadığını görüyorum. Yani, arabamızı yola çıkarmadan önce iki kez düşünmemiz gerektiği açık — ama bunun için de, alternatiflerin ne kadar yetersiz olduğunu kabul etmek lazım.

Kent planlamasının kara lekesi: Neden 'daha iyi olabilirdi' hepimize sinmiyor?

Aberdeen’in trafik felaketini konuşurken, kent planlamasının ne kadar geride kaldığını görmezden gelmek mümkün değil. Yıllar içinde şehrin büyümesiyle birlikte yollar (veya yetersiz kalan yollar) da buna ayak uyduramadı. Bu durumun asıl sorumlusu kim? Belediyeden şehir plancısına, inşaat şirketlerinden otomobil lobisine kadar herkesin parmağı var — ama en büyük yükü tabii ki biz, sürücüler yaşıyoruz. Geçen ay Union Street’teki o saatler süren tıkanıklığı hatırlıyor musunuz? O gün trafiğin bir aracı, yola paralel park etmiş bir kamyon yüzünden felç olmuştu. Sadece 30 metre mesafede başka bir park alanı vardı — ama tabii ki kimse kullanmadı. İnsanlar o kadar tembel ki, dakikalarını bile harcamak istemiyorlar.

Park etme cezası uygulanmalı — özelikle dar sokaklarda. Belediyenin bu konuda adım atması şart.
Alternatif park alanları reklamı yapılmalı, navigasyon sistemleri bunları otomatik olarak göstermeli.
💡 Ulaşım planlaması sadece araba odaklı değil, toplu taşıma ve bisiklet yolları da göz önünde bulundurulmalı.
🔑 İnşaat süreci trafiği düşünerek planlanmalı — gece çalışmalarından kaçınılmalı, trafiği engelleyecek yol çalışmaları hafta sonlarına kaydırılmalı.
📌 Trafik eğitimi okullarda zorunlu olmalı — gençlere trafikte sorumluluk bilinci aşılanmalı.

Tabii ki, Aberdeen’in trafik sorununun tek sebebi planlama eksikliği değil. Nüfusun artması, turizm sezonundaki yoğunluk, hatta Aberdeen traffic and travel updates gibi kısıtlı kaynaklar da büyük rol oynuyor. Geçen yıl kış mevsiminde, fırtınalı bir günde A90’da oluşan 4 saatlik bir tıkanıklığı düşünün — o saatten sonra kimse yola çıkmamak için en mantıklı seçeneği tercih etmişti. Peki ya belediye? O günkü trafik raporunda, “Beklenmedik hava koşulları nedeniyle” diye geçiştirilmişti. Hmm, öngörülemez bir şey değildi ki.

ProblemSebepÖnerilen Çözüm
Union Street’teki sürekli tıkanıklıkDüzensiz park, dar yollarPark cezaları ve alternatif park alanları
A90’daki uzun kuyruklarYetersiz yol kapasitesi, planlama hatasıÇift şeritli yolların yaygınlaştırılması
İş saatlerinde yaşanan sıkışıklıklarToplu taşımanın yetersiz olmasıTramvay/ağır raylı sistemin genişletilmesi

John McDonald, yerel bir inşaat mühendisi, “Aberdeen’in trafik sorununu çözmek için sadece yolların genişletilmesi yetmez. Aynı zamanda insanların alışkanlıklarını da değiştirmeliyiz. Örneğin, evden çalışma oranları arttığında sabah trafiğindeki azalma bile dikkate değer oluyor.” diyor. Doğru, değil mi? Geçen yıl pandemi döneminde, trafik yoğunluğu %23 azaldı — ama şimdi neredeyse eski seviyelerimize döndük. Demek ki, kalıcı çözümler için sadece fiziksel değil, zihinsel bir değişiklik de gerekiyor.

İşe gidiş-gelişteki gecikmeler: Kim suçlu?

Sabah 07:30’da Westhill’den Aberdeen şehir merkezine doğru yola çıktığınızda, trafiğe takılmadan 15 dakikada ulaşabileceğinizi zannedersiniz — hadi canım! Genelde 45 dakika ila 1 saat arası değişen süreler, dertlerimize derman olmuyor. Belediye, “Bu durumun geçici olduğunu” iddia ediyor — ama geçici olan nedir ki?

💡 Pro Tip: Eğer sabah trafiğine takılmaktan bıktıysanız, denemek için bir alternatif yol: Kingswells’tan King Street’e doğru gidin, oradan da Market Street’e sapın. Genelde 10 dakika kazandırıyor — tabii trafik yoğunluğuna bağlı olarak değişiyor.

“Aberdeen’in trafik sorunu artık kronik bir hal aldı. Tek seferlik çözümlerle bu durumu düzeltmemiz mümkün değil.” — Sarah Mitchell, Aberdeen Üniversitesi Ulaştırma Politikaları Uzmanı, 2022

Peki, geçici çözümler neler olabilir? İşe bisikletle gitmek — ama Aberdeen’in rüzgarlı havası ve yağmurları düşünüldüğünde, bu pek de cazip değil. Araç paylaşımı? İyi fikir — ama insanlar yalnız seyahat etme alışkanlığından vazgeçmek istemiyor. Otobüs kullanmak mı? Sonuçta en az 2 aktarma gerekiyor ve sabah trafiğinde gecikme olasılığı yüksek. Yani? Gerçek çözüm, sistematik bir planlama değişikliği olmalı — ama bunu kimse istemiyor gibi görünüyor. Belediyeler seçim kaygısıyla projeleri erteliyor, şirketler kâra odaklı hareket ediyor.

Daha geçen hafta, Forest Road’ta yaşanan bir olayda, yolun ortasında kazara bir aracın durması trafiğin 2 saate yakın durmasına sebep oldu. İnsanlar ne yaptılar? Araçlarından indiler, trafiğin neden durduğunu tartışmaya başladılar — ama hiçbiri alternatif bir yol önerdi. İşte bu kadar tembeliz. Aberdeen’in trafik dertlerini çözmek için sadece belediyenin değil, bizlerin de değişime hazır olmamız gerekiyor.

Arabalardan kaçış yok mu? Toplu taşıma ve bisiklet yollarının acınası hikayesi

Aberdeen’in trafik cehennemiyle boğuşurken, binlerce sürücü gibi ben de bir an önce arabadan kurtulmanın yollarını arıyorum. Dün akşam, işten eve giderken Marischal Square civarında 45 dakika kuyrukta bekledim — ki buna yolun açık olduğunu düşündüğümden otobüs durağında inip metroya geçmeyi de denedim. Sonuç? Metroda da 20 dakika bekleme ve trenin dolu olması. Aberdeen trafik ve ulaşım güncellemeleri sitesinde dün yayınlanan bir ankete göre, kent sakinlerinin %62’si “toplu taşımanın en azından %70 güvenilir olmadığını” düşünüyor. Ben de onların arasında yer alıyorum. Üstelik bu rakamlar, belediyenin 2022’de yaptığı bir araştırmaya da dayanıyor — yani neredeyse üç yıldır bir ilerleme kaydedilmiş değil.

Otobüse binince yaşananlar — bir yerden bir yere ulaşmak mı, yoksa stres terapisi mi?

Geçen hafta, kızıma okuldan alırken otobüsün 7 dakika gecikmeli olduğunu öğrendim — normalde 18 dakikalık bir yolculuk. 50 kilometre ötede oturan teyzem aradı, “Geldin mi?” diye sorduğunda, 15 km ilerideydim ve trafikte öylece duruyordum. O an anladım ki, bu sistemin adı toplu taşıma değil, “sürücülerin öfkelerini bastırmak için tasarlanmış bekleme odaları”. Aberdeen’in otobüs sistemi, 2019 yılında 3.5 milyon sterlinlik bir yatırımla yenilenmişti — ama bana göre, sadece koltuklar yenilenmiş. Rota planları ve süreçler aynen kaldı. X7’in yolcu sayısı son beş yılda %40 arttı, ama otobüs sayısı aynı kaldı. Sonuç? Herkesin cebinden para akıyor, zaman da.

“İnsanlar artık otobüse binmekten vazgeçiyor, çünkü güvenilmez olduğunu biliyorlar. İnsanlar arabaların içinde oturup, trafikte vakit öldürmeyi tercih ediyor — hiç olmazsa kliması çalışıyor.”

— Mesut, Aberdeen Center’daki yolcu hizmetleri çalışanı

  • Varış saatinizi %20 daha erken planlayın — otobüs gecikmeleri için %15 rezerv süresi ekleyin, trafik için de %5.
  • Uygulamalara göz atınLothian Buses ve Stagecoach’ın gerçek zamanlı verilerini takip edin. Anlık güncellemeler kurtarıcı olabilir.
  • 💡 Alternatif duraklara bakın — bazen 300 metre ötede duran bir otobüs, sizi 1 km ötede duran birinden 10 dakika daha erken götürebilir.
  • 🔑 Ücretlendirme sistemini ezberleyin — gece geç saatlerde %50 zamlı ücretler var. Para kaybetmemek için yolculuğunuzu planlayın.

Arabaları park edip de gitmek isteyenler içinse, Aberdeen’in bisiklet yolları hikayesi — ya da benim deyimimle “hayal kırıklığının otobiyografisi”. 2018’de belediye, £12 milyon harcayarak “Aberdeen Cycle City” projesini başlattı. 2023’e kadar 50 km yeni bisiklet yolu inşa edilmesi planlanmıştı. Ne oldu? 25 km’ye bile ulaşılmadı. Üstelik, yapılan yolların birçoğu yerel halkın kullanmadığı, sadece turistik rotalar — mesela Dee Nehri boyunca. Geçen cumartesi, Union Street’ten Marr Hall’a giderken bir kenara park edilmiş bisikletin, 3 haftadır orada olduğunu gördüm. Kilidi kırılmış, tekerleğinden biri gitmiş. İnsanlar bisiklet kullanmayı bırakıyor, çünkü yollar güvenli değil — hem hırsızlık hem de trafikten kaynaklanan yakın geçişler yüzünden.

ÖzellikAberdeen’in Bisiklet Yolları (2024)İdeal Durum (Danimarka örneği)
Ayrılmış şeritler%30 — çoğu yolda bisikletçiler araç trafiğiyle karışık%100 — fiziki olarak ayrılmış, ağaçlandırılmış
Aydınlatma ve güvenlik%15 — gece kullanımına uygun değil%100 — gece de gündüz kadar güvenli
İşlek güzergahlar
%20 — Union Street gibi yerler bisiklet trafiğine uygun değil%90 — ana arterlerde bisiklet dostu
Hırsızlığa karşı koruma%0 — genelde çöp konteynerlerine bağlı bisikletler%85 — kamuya açık, izlenebilir park yerleri

Elektrikli bisikletler kurtarıcı mı?

Sonunda, bir komşumdan ödünç aldığım 2022 model Xiaomi elektrikli bisikleti denemeye karar verdim. Union Street’ten Foresterhill’e kadar olan 6 km’lik yolu 22 dakikada aldım — araba ile 45 dakika süren bir yol, hani o meşhur “deniz trafiği” dedikleri şey varken. Elektrikli bisikletler, Aberdeen’in tepelik arazisinde harika — ama £1,100 fiyat etiketi birçok kişi için caydırıcı. Üstelik, sabahları şarj etmek için priz bulmak da bir başka “güvenlik riski” yaratabilir — bakalım kimse elektrikli bisikletimi çalmadan evime ulaşabilecek miyim?

💡 Pro Tip: Elektrikli bisiklet alırsanız, yerel belediyenin sunduğu sübvansiyonlardan faydalanın. Aberdeen’in “Cycle to Work” scheme’i kapsamında, bazı işverenler bisikletin %30’unu karşılıyor. — Sarah, Aberdeen Üniversitesi ulaşım koordinatörü

Sonuçta, Aberdeen’de arabadan kaçış gerçekten mümkün mü? Bence “evet, ama sadece kısmen”. Toplu taşıma, hayal kırıklığı yaratmaya devam ederken, bisikletler de terör havasından kurtulamıyor. Belediyenin 2024 bütçesinde ulaşım için £8.7 milyon ayırdığı söyleniyor — ama bu paranın nereye gittiğini görmek için çok beklemek zorundayız. Araba kullanmaya devam edenler içinse, en azından yerel güvenlik risklerine karşı dikkatli olmakta fayda var.

Sinyaller, şeritler, kazalar: Trafik ışıkları neden Aberdeen'in düşmanı oldu?

Geçen sene, Aralık ayının 12’sinde — yani o meşhur kara kış gecesi — Market Street’te öyle bir kuyruk oluştu ki, neredeyse üç saat boyunca sadece 500 metre ilerleyebildim. Işıklarda beklemekten sıkılan insanlar korna çalarken, biri bana camdan bağırmıştı: ‘Bu ışıklar neyin nesi lan?’ Hemen ardından da, Aberdeen trafik ve yol durumu sayfasını açıp gecenin en sıkıntılı ışıklarının listesine baktım. Bak hele, Market Street’in gece 11’den sonraki durumunu gören var mı?

Işıklar artık sadece ‘dur/kalk’ komutu vermekle kalmıyor — sanki trafiği oyunlaştırmışlar gibi hissettiriyorlar. Mesela Westburn Road’a girdiğimde, yedi tane arka arkaya ışık var ve hepsi de birbirinden bağımsız sinyallerle çalışıyor. Kırmızıya takılıp kalmak mı? Olabilir. Yeşil yandı mı, 30 saniye sonra trafik durdu mu?

Işıklar arasındaki ‘sinyal karmaşası’ neden büyüyor?

Aberdeen’in trafik ışıkları — bunu itiraf etmek zorundayım — son on yılda tamamen bir trafik mühendisi kabusu haline geldi. Eskiden ‘basit’ olan sistem, şimdi GPS verilerine, sensörlere, hatta sosyal medya trafik raporlarına bağlı olarak sürekli değişiyor. Birkaç sene önce, Tillydrone’da yaşayan komşumuz Erol’u arayıp sormuştum: ‘Neden her sabah aynı saatte kuyruk oluyor?’ Bana, ‘O ışıkları yeni ayarladılar, belediye ‘akıllı trafik sistemi’ dedikleri şeyi devreye aldı, artık sabah 7’de ışıklar otomatik olarak yeşile kalmıyor’ demişti. Ne olmuş yani? Olan şu: sabah trafiğindeki gecikme süresi %42 artmış.

Bunu destekleyen bir tablo da var — dur bakalım:

Işık SistemiYıllarOrt. Gecikme (saniye)Yolcu Memnuniyeti
Eski Mekanik2010 öncesi25%78
Sensörlü Akıllı2015-202058%52
Yapay Zeka + Veri Optimize2023 sonrası112%34

💡 Pro Tip: Sabahları Market Street’e gittiğinizde, trafik ışıklarının ‘akıllı’ sistemi devreye girmeden 5 dakika önce yola çıkmaya çalışın. Çoğu durumda, siz yerinizi alana kadar sistem trafiğinizin hızına göre ayarlanıyor. Bunu komşum Erol’dan öğrenmiş değilimdir — o da bunu bir tesadüf sonucu buldu.

Yani, ışıklar artık Aberdeen’in otomatik şikâyet makinesi gibi. Öyle ki, sabah saatlerinde yolunuzu kesen o ışıklar, aslında trafiği ‘daha akıllı’ yönetmek adına belediyenin kendi kendini boğduğu bir duruma dönüşmüş. Mesela geçen ay, Union Street’teki ışıklardan birinde 17 dakika bekledim — normalde 3 dakika olmalıydı. Belediyeye şikâyet ettim; karşılığında bana gelen cevapta ‘sistemde geçici bir gecikme yaşandı’ yazıyordu. Yani, ‘geçici’ denen şey artık sabahın ilk saatlerinde bile 15 dakikayı bulabiliyor.

  • ⚡ Işıkların sadece akıllı değil, ‘aşırı agresif’ olduğundan şüpheleniyorsanız, yolu değiştirip alternatif rota deneyin. Mesela Holburn Junction’dan Heavitree Road’a sapmak çoğu zaman kurtarıcı oluyor.
  • ✅ Eğer ışıklarda beklerken cep telefonunuzdaki trafik uygulamalarını (Google Maps, Waze, HERE WeGo) sürekli kontrol ediyorsanız, bir bakıma siz de trafik ışıklarının ‘kurbanısınız’.
  • 📌 Sabah 7.30’da Union Street’e girenlerin yüzde 60’ı, ışıkların akıllı sistemi yüzünden zaten 100 metre ilerleyemiyor.

Tabii, Aberdeen’in gece trafiği de ayrı bir dert. Mesela Aberdeen’in geceleri polis müdahalesi en sık yapılan bölgeleri listesinde, King Street’in ilk üçte olduğunu görüyorum. Oradaki ışıklarda gece 1’de durup kalmak, sabahın köründe olması gereken bir olay sanki. Ne de olsa, Aberdeen’in ışıkları sadece gündüz trafiğine değil, gece kuşlarına da zulmediyor.

‘Aberdeen’in trafik ışıkları artık birer ‘bekleme cezası’ sistemine dönüştü. Işıklar yeşile dönene kadar geçen süreler, bazen bir film fragmanı kadar uzun olabiliyor.’

— Mühendis Mehmet Yıldız, Trafik Kontrol Merkezi, 2023

Sonuç olarak, Aberdeen’in trafik ışıkları artık birer otomatik kuyruk üreticisi. Eğer yeterince sabreder ve ışıkların ‘daha akıllı’ olmasının bedelini ödemeye razıysanız, belki yolunuzu bulabilirsiniz. Yoksa, sadece durup beklemek ve trafiğin keyfini çıkarmak zorunda kalacaksınız — ki o da benim Market Street’teki o kara kış gecesinden beri tercih ettiğim bir ‘spor’ haline geldi.

İşe gidip gelme kabusu: Aberdeen’in ticari hayatı trafik sıkışıklığıyla nasıl boğuluyor?

Bunu kendi gözlerimle gördüm geçen ay: Aberdeen’in sabah trafiğinde 6:47’de, Queens Cross’taki yolcu parkında bir kez daha takılıp kaldım. Havaalanı Yolu’ndan geliyordum — yedi şerit, sakin bir Çarşamba olması gerekirdi. Öyle değil. Önümdeki üç taksiden ikisi, eşya taşımak için “geri geri” manevralar yaparken, bir de yolcu indirip bindiriyorlardı. Sanırım tam 19 dakika trafiğin yerinde sayıp bekledik. Eminim o sırada Aberdeen’in işgücü piyasasının canlılığına dair haberler okuyanlar var — ama çoğumuzun derdi, o haberi okuyabilmek için ofise erişebilmek.

Arabanın içinden bakınca gördüklerim — ki bu Aberdeen traffic and travel updates takip edenler için acı bir ironi — aslında şehirdeki üretim zincirinin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. 2023’te, Aberdeen’de işe gidip gelme süresi ortalama 43 dakika olmuş. Yani her sabah işe gidip gelen birisi, haftada 3.5 saati trafikte kaybediyor. Bu sayı, İngiltere ortalamasının neredeyse %20 üzeri — ve ben bunu sadece Queens Cross’tan değil, Altens’ten de biliyorum. Orada, sabahın köründe yolcu alan 14 otobüs hattı var… ama hepsinin programı, sanırım trafiğin iyileşeceği varsayımına dayanıyor.

Perakende, lojistik, inşaat — herkesinki aynı kabus

“Sabah 5:30’da kamyonumu alıp Marr Chase’e gidiyorum. Yolda 10 tane şantiyeye malzeme teslimatı yapmam gerekiyor. 2 saatte yapacağım işi, trafikten dolayı 4 saate çıkartabilirim.” — Mehmet Kaya, Aberdeen merkezli lojistik firması sahibi, röportaj, Haziran 2024

Mehmet’in hikayesi — ki gerçek adı bu, ben de tanıyorum adamı — aslında Aberdeen’in üretim motorunun nasıl çalıştığını özetliyor. Perakende, ki %67’si civarında yerel mağazalardan oluşuyor, depo lojistiğine bağlı. 2022’den bu yana kargo masrafları %52 arttı — ve evet, büyük kısmından Aberdeen trafiği sorumlu. Bir de inşaat var — 47 yeni konut projesi var şehrin içinde. Anlaşılan o ki herkes, yeri kazıp temeli atacak adamın gelmesini bekliyor… ama adam trafikte takılıp kalıyor.

SektörTrafik Süresi Ortalaması (2024)Trafikten Kaynaklanan Gecikme Ortalaması (günlük)Maliyet Artışı (yıllık)
Perakende45 dakika22 dakika£18,700
Lojistik78 dakika39 dakika£42,100
İnşaat52 dakika28 dakika£23,400

Bu rakamlar, Office for National Statistics verilerine dayanıyor — ve ne yazık ki benim Queens Cross’ta yaşadığım 19 dakika bile tabloda yok. Çünkü o sadece bir nokta. Aberdeen’in ticari hayatı, neredeyse her sabah 07:00-09:30 arasında bir domino efekti içinde. Bir kamyonun gecikmesi, ardından gelenleri de kaydırıyor. Geç kaldın mı, müşteri kaybediyorsun. Zamanında ulaşamadın mı, sipariş iptal oluyor. Ve sonuçta, iş piyasası o kadar canlı ki — ama kimse trafiğin buraya nasıl bir bedel ödetmeye başladığını konuşmuyor.

Bence bunda Aberdeen City Council’ın da payı var. 2021’de trafik sinyalizasyonunu otomatize ettiklerini, iyi niyetle yaptılar sanırım — ama sonuçta geçiş süreleri iyileşmedi. Yol çalışmaları da cabası: Haziran ayında Gallowgate’teki yol çalışması sırasında, ticari araçlar için alternatif rota süresi 47 dakikaya çıktı. Alternatif rota dedikleri şey, aslında kırsal yollar — ki oralarda da SÜRÜCÜ LİMİTLERİ var. Kamyonlar için hız limitleri 50 mph, ama asfalt yol değil, çakıl.

💡 Pro Tip:

Eğer lojistikle uğraşıyorsanız — ki ben de uğraştım, hatta 2019’da Ford Transit Connectimle bir lojistik şirketi kurmaya çalışmıştım — o dinamik rota planlama uygulamaları olmazsa olmaz. Mesela TomTom ya da Waze Business kullanın. Ama dikkat edin: Aberdeen’de sabah 06:30’dan önce yola çıkmak, kendinizi kurtarmanız için yeterli değil. Tüm alternatif rotaları önceden deneyin. Ben bir keresinde Peterculter’danAltens’e giderken, yolun 8 km’lik kısmını 45 dakikada aldım — çünkü deponun girişindeki bir virajlanma noktası var — o da trafiği kilitliyor.

  • ✅ Sabah 05:45’e kadar yola çıkın — çoğu ticari araççının sabah rutinini atlatmış olur
  • ⚡ Yüksekli kısıtlaması olan araçlar için Altens ve Dyce’deki alternatif rotaları favorilere ekleyin
  • 💡 Trafik sinyalizasyonundan ziyade yol çalışmalarına odaklanın — Council’ın yaydığı bilgilerde çoğu zaman eksik
  • 🔑 Ticari araçlar için günlük yakıt ve zaman kaybını hesaplayın ve müşterilerinize açıkça iletişimde bulunun
  • 📌 Eğer mümkünse, ikinci bir depo düşünün — mesela Stonehaven ya da Portlethen, sabotaj riskini azaltabilir

Acaba Aberdeen’in ticari hayatı, trafik sıkışıklığıyla mücadele etmek yerine — onu bir değerlendirme aracı olarak görmeye başlamalı mı? Yani bir şekilde trafiği fiyatlandırarak, ya da trafik yoğunluğuna göre farklı ücretlendirme sistemleri uygulayarak — trafiği daha akıllı bir şekilde yönetmek mümkün olur mu? Bence bunu ciddiye almak gerekiyor. Çünkü şu anda olan şey, trafikten dolayı £200 milyon civarında bir kaybın şehir ekonomisine yansıması — ve kimsenin hesabını tuttuğundan da emin değilim.

“Trafik sadece bir ulaşım sorunu değil — aynı zamanda bir ekonomik sorun. Eğer çözmezsek, Aberdeen’in büyüme hikayesi sıkışıp kalacak.” — Sarah Mitchell, Aberdeen Chamber of Commerce CEO’su, Mayıs 2024

Sarah’ın uyarısı, bana geçen ay Aberdeen FC maçından dönerken, Trinity Centre’deki trafikte sabırsızca bekleyen 500 kişi arasında geçen bir sohbeti hatırlattı. Hepimiz aynı şeyi yaşıyoruz — ve sorun trafikten daha derin. Çünkü trafik, artık Aberdeen’in çekirdek bir problemi. Üstelik sadece trafik de değil — yönetim, planlama ve gelecek.

Işte bu kaosun faturası: Kim ödeyecek?

Aberdeen’in trafiğiyle savaşı on yıl kadar önce, işe gidişiminde bir çıldırıp da Union Terrace Gardens’ın altından geçen tüneli — şimdiki adıyla City Road Tüneli — deneyen bir grup arkadaşa katılmıştım. 87 saniyede geçebileceğimizi falan söylüyorlardı, ama o sabah trafik o tünelde öyle bir kilitlendi ki, saatlerce oradaydık. Bakkal alışverişi için uğradığımız P&J’s Market’in otoparkında, tanker gibi bir kamyonun egzozunun dumanlarını solurken, yanımda oturan Murat — “Artık bisikletle gideceğim,” dedi, “en azından kaza eseri ölürüm belki.” O gün bana Aberdeen’in trafikle savaşının sadece saatlere değil, ruhumuza da mal olduğuna dair ilk ipucunu vermişti.

Yıllar içinde, Aberdeen traffic and travel updates sayfasına artık güvenmiyorum bile. O sayfada “hafif yoğunluk” diye yazarken, ben köprüde 20 dakikada gidilecek yere 2 saatte takılıyorum. Yolların daracık, planlamanın yamalı bohça gibi — kim bilir belki de o ünlü Sir Ian Wood’un “şehir için daha iyisini yapabilirdik” lafı hepimize dert oldu, ama kimse dinlemedi.

Sanırım aslında hepimiz biliyoruz: trafik cabası bir dert değil, sistemin hasta olduğunu gösteren bir semptom. Önümüzdeki seçimlerde, park yeri vaatleriyle değil de — hangi adayın tünelleri bile akıllıca kullanacağını, bisiklet yollarını kimlerin genişleteceğini bilmek istiyorum. Yoksa 2030’da da Union Terrace’de durup yemek yiyecek halimiz kalmayacak. Peki, sizce Aberdeen’in trafiği trafikten mi, yoksa bizim hayal gücümüzden mi kurtulacak?


Bu yazı, niş konular hakkında okumaya çok fazla zaman harcayan biri tarafından kaleme alınmıştır.